14 Nisan 2007 Cumartesi

Lütfen Beni Öldürme!



Bir sabah her zaman ki gibi uyandığınızı, yürüdüğünüzü, çalıştığınızı...yani her zaman ki gibi hayatınızı yaşadığınızı düşünün. Bunun da diğerleri gibi bir gün olduğunu düşünün.




Ama birden bir ses sizin o sırada ne düşündüğünüzü, ne hissettiğinizi ve hatta ne planladığınızı anlatmaya başlarsa, üstelik bu "iç ses"iniz değilse ne yaparsınız?






İşte kahramanımız Harold Crick' in başına aynen bu geliyor.


Crick her gün uyandığı şekilde uyanıp rutin hayatına başlar. O kadar monoton bir hayatı vardır ki kaç adımda nereye varacağı, dişini kaç kere fırçalayacağı, kaçta hangi otobüse bineceği vs. önceden bellidir. Onun hayatında sürprizlere yer yoktur.






Derken dişlerini fırçalarken bir ses duyar; ses Harold' ın dişlerini nasıl fırçaladığı anlatmaktadır. İlk anda şaşıran Harold, ardından kaynağı bulmaya çalışır. Gün içinde de farklı ortamlarda duyulan ses Harold' a kendisi ve hayatı hakkında yorumlar yapar, aklında geçen planlarını ona anlatır ve hatta henüz kendisinin bile farketmediği duygularından bahseder.



O andan itibaren Harold' ın hayatı değişmeye başlamıştır. Yavaş yavaş hayatının monotonluğunu fark eden kahramanımız, bir yandan sesin kaynağını ararken bir yandan da yeni yaşamına ayak uydurmaya çalışmaktadır. Ancak bu da çok uzun sürmez çünkü ses Harold' ın ölümünden bahsetmektedir. Harold Crick bundan sonra acı gerçeği öğrenir; o her ne kadar kanlı canlı bir insansa da bir yazarın (Emma Thompson) kurguladığı bir karakterdir de aynı zamanda!

Konusu ve ilginç kurgusu ile filmden etkilendiğimi itiraf etmeliyim.

Düşünsenize bir gün uyanıyorsunuz ve duyduğunuz bir sesle bütün hayatınız değişiyor: çünkü aslında siz bir roman kahramanısınız ve yazarın kurguladığı gibi yaşıyorsunuz. Daha da kötüsü, yazar sizi öldürmeyi planlıyor.



Bu durumu değiştirmek için neler yapardınız? Peki gerçekten bu duruma müdahale etmek mümkün müdür? Değilse bunu nasıl karşılarsınız, isyan etmez misiniz?



2006 yılı yapımı bu ilginç filmde, Emma Thompson, Dustin Hoffman ve Queen Latifah ile beraber daha önce genelde yardımcı rollerde izlediğimiz Will Ferrell mükemmel oyunculukları ile göz dolduruyor.



Aynı anda hem heyecan verici, hem romantik, hem hüzünlü hem de komik bir filmdi "Lütfen Beni Öldürme". Harold' ın kaderini yenip yenemeyeceğini büyük bir ilgiyle takip ettim.

Tavsiye ederim, mutlaka izleyin.



6 yorum:

Sweety dedi ki...

merhabalaaaar hosgeldiniz siteme bende simdi size misafir olayim istedim:) size sitelerinizde cok guzelmis esimleberaber sitenize bvakarken filmde hosmuza giiti su an indiriyoruz aksama izleriz sanirim:) sevgiler.

Sevgi Küçük dedi ki...

Efendim kimler gelmiş kimler gelmiş?Ne iyi yaptınız da geldiniz valla. Her zaman bekleriz.
: )
Sitelerimle ilgili güzel sözleriniz için teşekkür ederim. O sizin güzelliğinizden.
Umarım filmide beğenirsiniz. Yorumlarınızı merak ediyorum.
Shine ve şeker i de çok öpün benim için. Ayrıca Ege' nin Şeker' e selamı var. Pek beğendi dün nette bakarken! Yoksa dünür mü olacağız? : )
Sevgi'yle kalın...

Sweety dedi ki...

eveet yine been
filmi izledimde hemen yorumlarimi yazayim istedim. Hakikaten hos bir filmmis. Ozellile boyle donen sayaclar falan cok hosuma gitii. Birde mekanlara bayildiiiim ben. cok hostu. Bu arada ege yede bizden selamlar. Ismide pek guzelmis :) sevgileeerrr...

Sevgi Küçük dedi ki...

beğenmenize sevindim.

:)

sevgi'yle...

Adsız dedi ki...

ailelerin karşılıklı konuşması içinde tam uygun olan yeri bulmuşunuz.... sevgili yazar ile saygı değer swetty ailesi.....

ama aranızdaki iletişimde hoşuma gitmedi değil hani :):):)

nuss

Sevgi Küçük dedi ki...

niye kıskanıyorsun ki nusret?sen ailecek geldin de biz buyur etmedik mi? :) filmi izledin mi sen onu söyle bakalım